Hezârfen Ahmet Çelebi, Leonardo Da Vinci ve İnsanüstücülük

Hezârfen Ahmet Çelebi, Leonardo Da Vinci ve İnsanüstücülük

İnsanüstücü görüş nedir diye sorulunca birçok insan “uçuk kaçık hayaller” diye düşünüyor. Bu insanların bilmedikleri şey ise, insanüstücülüğün binlerce yıl önce başladığı, bugün hâlâ devam ettiği ve büyük bir hızda geliştiğidir. İlk insanüstücü gelişme ateşin icadıdır. Ateş icat edilmeden önce, dönemin insanları çiğ et ile besleniyorlardı. “Apandist” adı verilen organ, bu çiğ etlerin sindirilmesinden sorumluydu. Aradan geçen binlerce yılda, ateşin icadıyla etleri pişirerek yemeye başladığımız için apandist organı körelmiştir. Bugün apandist organı çalışmamaktadır ve “evrimsel artık” olarak vücutlarımızda durmaktadır. Etleri pişirerek yemek, besinlere ayrılan sindirme enerjisini önemli oranda azalttı. Bu sayede, daha az besinle daha uzun süre hayatta kalmaya başladık. Bilim damları, insan beyninin hacimsel olarak gelişmesi ile, ateşin icadı ve pişirerek yemek arasında doğrudan bağ buldular. Çünkü besinlerden elde ettiğimiz enerjiden en çok pay alan organ beynimizdir. Pişirmeyi öğrenmek, insan vücudunda ve doğada yapılan ilk büyük ve köklü değişimdi. Bizi zayıflığımızdan ayırdı, bize güç verdi. Yani insanüstücüydü. İnsanın doğası, varlığı, durumu değişiyordu ve insan, yavaş yavaş insanüstü bir varlığa dönüşüyordu. Aradan binlerce yıl geçtikten sonra, bir başka insanüstücü gelişme yaşandı. Doğanın işleyişine doğrudan müdahale ettik, onu değiştirdik ve kontrol altına aldık. Tarımı icat ettik!

Tarımı icat ederek, besin dengemizi tamamen değiştirdik. Dünyanın işleyişini ve doğal düzeni değiştirmek, bizi en büyük derdimizden kurtardı: açlıktan. Artık besin bulmak için kilometrelerce yol yürüyüp avcılık ve toplayıcılık yapmamıza gerek yoktu. İlk köyleri böylece kurduk. İlk şehirler, ilk şehir-devletler ve ardından gelen imparatorluklar… Tarımın icadı; hayvanların evcilleştirilmesi ile birleşince, sahiplerine muazzam bir kudret sağladı.

Yürümeyi bırakıp ata binmek bile, tanım icabı insanüstücü bir harekettir. Doğal olanı değiştirmek, zayıflıklardan arınmak amacıyla doğal işleyişi kontrol altına almak doğrudan insanüstücülüktür. İnsanı ve insan yaşamını, başka bir boyuta geçirmektir. İnsanüstücülük tarihinde en çok anılacak iki isim ise Leonardo Da Vinci ve Hezârfen Ahmet Çelebi’dir. Bu iki deha, insanların zayıflıklarını ve ihtiyaçlarını teknoloji yolu ile gidermeye çalışmış ve bunları güçleri nispetince başarmışlardır. İnsan su altında nefes alabilir mi? Da Vinci’nin su altında nefes alabilmeyi sağlayan dalgıç kıyafetini icat etmesi, doğrudan insanüstücü bir gelişmedir. Onun izinden gidenler, kanımıza karışıp oksijen ihtiyacımızı gideren ve saatlerce su altında nefes almadan kalmamızı sağlayan sıvılar icat ettiler.

İnsan uçabilir mi? Hezârfen Ahmet Çelebi’nin kanat takıp uçma girişimi, insanın “geliştirilmesi” için çok cesurca bir adımdı. Onun izinden gidenler, bugün jet uçakları ve uzay mekikleri yapıyorlar. O günlerde Hezârfen’e “uçmamız istenseydi kanatla yaratılırdık” diyen adamlar bugün hâlâ vardır. Hezârfen’e “hayalci kafir” diye hitap eden insanların bugünkü versiyonları da bizi hayalcilikle, kafirlikle suçlamaktadırlar. Doğanın düzenini değiştirmek, geliştirmek günahmış, kafirlikmiş, hayalcilikmiş. O halde tarım ürünleri tüketmeyin, ateş kullanmayın, doktora gitmeyin, uçağa ve arabaya binmeyin. Hatta ve hatta doğal bir bedenle ortalıkta gezinin, kıyafet bile giymeyin! Allah kıyafet giymenizi isteseydi, sizi elbiseyle yaratırdı zaten!

Biz bu tür eleştirilere karşı daima gülüyoruz. Çünkü insanlık tarihini biliyoruz. İnsanüstücülüğün binlerce yıldır başka isimlerle de olsa sürekli var olduğunu ve geliştiğini biliyoruz. Hezârfen Ahmet Çelebi’yi “bekası caiz değildir” diye sürgüne gönderip öldürdünüz ama uçma fikrini asla engelleyemediniz.

Hezârfen göklere çıkarken, Da Vinci de denizin dibine dalıyordu. Onu da günahkarlıkla suçlayıp bir çok kere yakmak istediniz ama ilerlemenin önüne asla geçemediniz. Ne yaparsanız yapın, insanlık daima daha ileriye gidecek. Bilim, teknoloji ve bunların kaynağı olan aklımız; insanlığı daima daha ileriye taşıyacak. Mirası büyüklerimizden devraldık, geleceğe taşıyacağız. Sonsuzluğa ve teknolojik tekilliğe kadar asla durmayacağız. O saatten sonra da zaten durmak mümkün olmayacak. Gelecek Bizim Elimizde!

https://www.facebook.com/insanustuturk

https://www.instagram.com/insanustuturk/

https://www.youtube.com/insanustuturk