Grey Goo Silahı

Grey Goo Silahı

Organik maddeleri parçalayabilen, kendi kendine üreyebilen tipte nanomakinelerin kontrolden çıkıp felakete yol açabileceklerini, bütün dünyayı ele geçirebileceklerini öne suren bir iddiadır. Eric Drexler tarafından nanoteknolojinin tehlikeli olabileceğini göstermek için ortaya konmuş, bilim kurgu kitapları ve ne yazık ki magazin haberlerinde korkutucu haber olarak çok popüler olmuştur.

Tıp alanında kullanımı: Geleneksel yarı iletken teknolojileriyle elde edilebilecek nanoölçekte bir bilgisayar için çeşitli limitler bulunuyor ama buna rağmen bu alanda çarpışan şirketler hedeflerini giderek “küçültüyorlar”. 2006 yılında Koreli bir grup FinFET adında sadece 3 nanometrelik bir transistör geliştirerek Dünya’nın en küçük nanoelektronik cihazının mucidi oldular. Yine 2010 yılında Avustralyalı bir grup da sadece 7 atomdan oluşan 4 nm boyutunda tek işlevli bir işlemci geliştirmeyi başardıklarını duyurdular. Intel şirketi günümüz bilgisayarlarında kullandığımız işlemcilerin her bir düğümünü 5 nanometreye hedefini 2022 yılına dek gerçekleştirmeyi planlıyor Bir Silikon-Silikon bağının 235,2 pikometre olması temel sınırı teşkil ediyor.

Öngörülen yapının çapı sadece bir mikrometredir. Toplamda 18 milyar adet atomun bir gaz tankı şeklinde düzenlenmesiyle organize edilen yapı, alyuvardan 236 kat daha verimlidir. Aslında yapay alyuvarlar deyince günümüzde kullanılan bir takım yöntemlerle karışabileceğine de dikkat çekmek gerek. Günümüzde koroner perfüzyon hastalarının tedavisinde hiçbir yan etkisi olmadan oksijen taşıyabilen florokarbon çözeltileri kullanılabilmektedir. 20 yıldan fazladır uygulanan bu yöntem sadece tedavi amaçlı olup süper alyuvar respirosit gibi “damarımda kanımsın” diyebileceğimiz türden değildir. Respirositler bir ilaç değil, sürekli olarak taşıyabileceğimiz birer nanotankerdirler.

Respirositler sayesinde bir insan 4 saat boyunca su altında durabilir hale gelecek. Öte yandan var gücümüzle attığımız deparı 15 dakika boyunca kesintisiz sürdürebiliyor hale geleceğiz ve oksijen azaldıkça kaslarda biriken laktik asit nedeniyle hissettiğimiz yorgunluk bizler için tatlı bir nostalji haline gelmiş olacak. Sıklıkla verilen daha çarpıcı bir örnekse, kalp krizi geçiren bir kişinin kalbi tekrar çalışana dek bir saat daha hayatta kalabilmesidir. Kan dolaşımı dursa dahi respirositler mevcut pozisyonlarında yaptıkları oksijen salınımları ile duran dolaşımın olumsuz etkilerini bir saat boyunca hissettirmeyecektir. Bu süre de kişilerin bir sağlık kuruluşuna yetiştirilerek kalplerinin yeniden çalıştırılması için ihtiyaç duyulacak süreyi fazlasıyla sağlar.

Silah olarak kullanımı: İndiği gezegenin kaynaklarını sömürerek hayatta kalmaya çalışır. Kendinisinin tıpkısının aynısını atmosferde yer alan hammaddeleri kullanarak üretebilen bir nanofabrika vardır. Bu bakteri benzeri fabrika kontrolden çıkar ve 2’nin kuvvetleri şeklinde artan sayısı (dolayısıyla da kütlesi) nedeniyle teorik olarak iki günden kısa bir süre içerisinde gezegenimizden daha ağır hale gelir. Elbette bu hepimizin ölümü demektir.

En uzak gelecekte ise uzay dokusunu ve zamanın kendisini yiyebilecek kadar muazzam bir kütleye ulaşan, teknolojinin ulaşacağı en yüksek noktalardan birisidir.

https://www.facebook.com/insanustuturk

https://www.instagram.com/insanustuturk/

https://www.youtube.com/insanustuturk