GELECEKTEN BİR HİKAYE

GELECEKTEN BİR HİKAYE

Beyaz duvarları olan ve duvarlarından loş ışık parlayan büyükçe bir odada, sırası ile dizilmiş olan 46 kapsül bulunuyordu.
İnsan dondurmak için özel olarak üretilen bu kapsüller, hücrelere hiçbir zarar vermeden, bir dakika içinde -270 santigrat derecede insan bedenini donduruyor ve aynı sürede tekrar hayata döndürebiliyordu.
Bu kapsüller, uyandırma sürecinde; geçmiş çağın kalp çalıştırma yöntemi olan elektroşoku değil, bedenin içinde bulunan nanorobotları kullanıyor, kalbi ve diğer organları %100 başarı ile, hiçbir hücre ve doku kaybına yol açmadan çalıştırıyordu.

Hedeflerine varmalarına henüz 2 yıl vardı, lakin ana bilgisayara gelen bir bildirimden birkaç saniye sonra, gemi kaptanının kapsülü açıldı ve kaptan uyandı.
Kaptan, hemen duvardaki ekrandan tarihe ve konum bilgisine baktı.
“Gözleri açmak ve kapamak gibi, rüya bile görmüyorum, beni bu kapsüle yatırdıkları an, birkaç saniye önce gibiydi. Oysaki 3 yıl geçmiş bile.”

Kaptan, ana bilgisayara yaklaştı ve gelen görüntülü çağrıyı cevapladı.
“Merhaba, kaptan Tuğtekin.
Ben Tengri Uzay Ajansı’nın, genetik mühendislik araştırmaları baş bilim subayı Gökçe.
Yeni ve önemli bir genetik güncelleme için sizi uyandırdık.”
Kaptan meraklanmıştı.
“Buyurun, sizi dinliyorum Gökçe hanım.”
“Araştırmacılarımız, flor elementinin, vücudun soluma ihtiyacını oksijenden daha iyi bir şekilde yerine getireceğini saptadı ve bu alanda çalışmaya başladı.
Araştırmalarımıza göre, hücrelerin genetik kodlarını, oksijen yerine flor kullanacak şekilde yeniden kodladığımız zaman, tam 21 kat daha verimli soluma gerçekleşecek.
Bu 21 kat daha az soluma, tek bir nefesle 21 kat daha uzun süre nefesinizin yetmesi anlamına geliyor.
Lakin, bu aşamaya geçmeden önce pratik yapmak gerekiyor. İnsanlar oksijen soluyarak günde ortalama 80 bin nefes alır.
Eğer genetik terapiden sonra, floru aynı hızla solumaya devam ederseniz, günlük besin ihtiyacınızın 21 katını tüketmek zorunda kalırsınız ve aşırı hiperaktivite ve enerji patlaması yaşarsınız. Bunu önlemek için, nefesleriniz yavaşlatılacak.”
Kaptan Tuğtekin söze girdi:
“Gökçe hanım, bu pratiği nasıl yapacağız?”
“Merak etmeyin, bu konuşmayı sadece bilginiz olsun diye veriyorum. Siz dondurucu kapsüle yattığınız an, beden ısınızı ayarlayacağız, bitkisel hayata geçeceksiniz ve kanınızdaki nanorobotlar sayesinde, 6 ay boyunca bu egzersizi haberiniz bile olmadan yapacağız. Nefesiniz 21 kat daha yavaşlayacak. Uyandığınızda, bedeniniz bu sürece çoktan alışmış olacak. Genetik terapi de aynı süreç içinde gerçekleşecek.
Bu arada, geminizdeki soğuk füzyon ve rezonans reaktörüne, atomik düzeyde madde dönüştürme işlemi yapması emri vereceğiz ve geminizde mevcut bulunan oksijen atomlarını kısa sürede flor atomlarına dönüştüreceğiz. Böylece, stoğunuz 21 kat daha uzun dayanacak.”
Kaptanın aklında bir çok soru vardı:
“Peki ya dünyadakiler?”
“Henüz dünya atmosferini dönüştürmek için erken, bu uygulama sadece uzay görevlileri için özel yapılıyor. Merak etmeyin, dünyaya döneceğiniz zaman, işlem tersine dönecek ve tekrar oksijen soluyacak şekilde genetik terapi göreceksiniz.”
Kaptan bilgilendirme için teşekkür etti ve kapsülüne geri döndü.
“Bilimci kadınlara bayılıyorum” diye düşündü.

https://www.facebook.com/insanustuturk

https://www.instagram.com/insanustuturk/

https://www.youtube.com/insanustuturk

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s