Zırh Teknolojisinin Geçmişi ve Geleceği Üzerine

Zırh Teknolojisinin Geçmişi ve Geleceği Üzerine

İnsan bedeninin zayıflığı ve kolayca ölebilir olması, eski çağlardan beri insanlığın farklında olduğu bir sorundu. Yıllarınızı geçirdiğiniz ve canınızdan çok sevdiğiniz bir insan, parmak kadar sivri bir taş kafasına serçe çarptığında ya da boğazını kestiğinde kolayca ölebiliyordu. Yıldızların yörüngelerini hesaplayabilecek, matematiğin ya da sanatın en derin yerlerinde zihnini gezdirebilecek kudretteki insan, parmak ucu kadar akrep iğnesi yüzünden acılar içinde hayatını kaybedebiliyordu.

Bu zayıflığın çaresine bakmak için tarihin çeşitli zamanlarında çeşitli yöntemler düşünüldü. Kimisi etrafı çitlerle çevrili korunaklı binalar inşa etti, kimisi üzerindeki kıyafeti kalınlaştırıp daha zor delinebilir bir hale getirdi. Bu açıdan bakarsak, ilk insanların evlerinin yanına çektikleri çitleri, hatta daha da eski zamanlarda insanların sığındığı mağara duvarlarını bile, koruma amacıyla kullanılan zırhlar olarak düşünebilirsiniz.

Duvarlar veya kalın kıyafetler, eskiye nazaran ölümleri azaltmıştı ancak yeterli değildi. İnsanlar sadece doğa ile değil, birbirleri ile de savaşıyorlardı. Bu süreç içinde insanların farkında oldukları veya olmadıkları bir yarış başladı. Bu yarışa göre, kim daha iyi korunursa ve kim karşı tarafın koruma araçlarını daha iyi etkisiz hale getirirse, onlar daha çok hayatta kalıyordu.

Bu süreci, zihinsel bir evrim süreci olarak düşünebiliriz. Zırh teknolojisine önem verenler daha çok hayatta kaldığı için, onların soyundan gelenler coğrafyalarına daha fazla hakim oluyordu.

İlk kim icat etti bilinmez, ancak bir insanın elinde tuttuğu geniş bir cisim, onu saldırılardan koruyabiliyordu. Bu durum farkedildikten sonra, “kalkan” denilen alet hızla yayılmaya başladı. Elbette ki yayılmakla kalmadı, daha iyi kalkan yapanlar daha başarılı oldular. Kalkan teknolojisini bedensel zırh teknolojisi de izliyordu. Bu açıdan bakarsak, şehirlerin etrafını çeviren surları da, bir şehrin kalkanı ya da bedensel zırhı olarak düşünebiliriz. Zırh teknolojisi geliştikçe, bu zırhlara karşı kullanılacak silahların teknolojisi de gelişti.

Normal yaylı oklar kalın zırhları delemeyince, Avrupalılar arbalet yay sistemini icat ettiler. Günümüzdeki tabancaların atası diyebileceğimiz bu alet, okları normalden çok daha hızlı ve sert bir şekilde atıyordu. Bu da, normal okların delemeyeceği zırhları delebilmesini sağlıyordu.

Ateşli silahların icadıyla birlikte, her türlü zırh sahibinin üzerine karabasanlar çökmeye başladı. Çünkü kalın şehir surları ve kalın bedensel zırhlar, ateşli silahlara kaşı koyamıyordu.

Aradan yüzyıllar geçtikten sonra, birinci dünya savaşında yeni bir teknoloji kullanıldı. Transhümanizmin babalarından olan ve bizim de en büyük örnek insanlardan kabul ettiğimiz Leonardo Da Vinci’nin icat etmiş olduğu “tank” teknolojisi, çelik kullanılarak yeniden hayata geçmişti.

Almanlar, kurşun geçirmeyen bu metal canavarın siperlerine doğru gürültüyle geldiğini gördüklerinde ne kadar korkmuştur siz düşünün.

Birinci ve ikinci dünya savaşlarında, tankların çelik zırhları hızlı bir gelişim gösterdi. Kimisi en kalın zırhı yapma yarışına girdi, kimisi bu zırhın içine değişik alaşımlar katarak daha sağlam hale getirmeye çalıştı ve kimisi de daha eğimli zırhlar yapmaya çalıştı. Bu çabalardan zaman içinde “alaşımcılar” galip çıktı. Zırhı sadece eğimli yapmak veya kalın yapmak işe yaramıyordu. Zırhın esas maddesinin sağlamlaştırılması gerekiyordu. Kompozit zırhlar böylece icat edilmiş oldu. Birden çok malzemenin bir araya getirilmesi ile oluşturulan bu zırhların en önemli özelliklerinden birisi, yapılarının gizli tutulmasıydı. Çünkü yapısı açığa çıkan bir zırha karşı, çok rahat “anti” silah üretilebiliyordu. Zırh teknolojisi bedensel olarak da geliştirilmişti. Günümüzde çoğunlukla kurşun geçirmeyen çelik yelekler kullanılıyor olsa da, gelecekte bambaşka bedensel zırhlar göreceğiz.

Nazilerin ikinci dünya savaşının sonuna doğru savaşa sürdüğü, geri tepmesiz anti-tank roketleri, zaman içinde süratli bir gelişme gösterdi. Günümüzdeki savaşlara baktığımızda, hemen hemen her tank zırhı, modern anti-tank füzeleri ile delinebilmektedir. Bu son durum, savaş uzmanlarını “acaba tank devri bitti mi?” diye düşünmeye itmektedir. Bizim bu konudaki cevabımız ise kesinlikle “hayır” olacaktır. Ateşli silah teknolojisi nasıl gelişiyorsa, zırh teknolojisi de, tarihte olduğu gibi mutlaka gelişecektir. Bu iki koldaki yarış, zaman zaman birbirinin önüne geçse de, mutlaka sürüp gidecektir.

Günümüzdeki tankların zırh bilgileri çoğunlukla gizli olduğu için, bugünün zırhlarından değil, gelecekte yapılması muhtemel zırhlardan bahsedelim. Bu konudaki en büyük aday, hiç şüphesiz ki “grafen” maddesidir.

Grafen maddesi, yapım tarzına göre çelikten 200 ila 300 kat daha sağlam olabiliyor. Üstelik dünyanın en hafif maddelerindendir ve %20 oranında esneme payı vardır.

Grafen, bilinen en sağlam maddedir ancak şu an için zırh yapımına uygun değildir. Bunun sebebi, grafenin üretim yöntemlerinin henüz çok ilkel olmasıdır. Laboratuvarlarda onlarca bilim adamı, yüzlerce saat geçirip sadece avuç içi kadar grafen üretebiliyorlar. Henüz tanklarda ya da bedensel zırhlarda kullanılabilecek miktarda üretilemiyor.

Ancak, bilimin nerede, hangi hızla, kim tarafından ilerleteceği belli olmaz. Bakarsınız birileri, grafeni kağıt kadar hızlı üretebilecek bir yöntem bulurlar.

Bu yazıdan çıkarılacak sonuç şudur ki, eğer bilim geliştirmezseniz, yok olmaya mahkum olursunuz. Hayatta kalmak ve düşmanlarınızın ciğerinizi deşmesini engellemek için bilim geliştirmek zorundasınız.

Gelecek Bizim Elimizde!

https://www.facebook.com/insanustuturk

https://www.instagram.com/insanustuturk/

https://www.youtube.com/insanustuturk

İnsanüstü Türk Paylaşımlarından alınmışdır.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s