Türk Milletine Çağrı

Türk Milletine Çağrı

Türk milletinin güvenliği bekası, bazı temel şartları dayanmaktadır.

Bizler Anadolu topraklarında ikamet etmekteyiz. Bu coğrafya, toprağa ilk tohumlar atıldığı zamandan beri savaşla ve kanla yoğruluyor.

Nice büyük imparatorluklar bu topraklarda yıkıldı.

Nice yenilmez ordular bu topraklarda parçalandı.

Nice milletlere mezar oldu, nice hesaplaşmalara tanıklık etti.

Ancak hiçbir millet, Türk milleti kadar iyi dayanamadı.

Yeri geldi devlet değişti, yeri geldi yöneticiler değişti, ancak Türk milleti hep baki kaldı.

İster Anadolu’daki Türk varlığını Kimmerlere dayandırın isterseniz çok daha eskiye gidip bir oy bir hükümranlığına inanın.

İsterseniz Sultan Alparslan’ı kabul edin, bu gerçekler değişmeyecektir.

Bizler bu coğrafyada bu kadar uzun kalabildiysek, bunu gücümüze borçluyuz.

Güç” demek orta çağda kılıç demekti, süvari birlikleri demekti, uzun menzilli oklar demekti.

Daha sonra güç demek büyük toplar demek oldu, sağlam devlet yapısı demek oldu.

Bugün bu gücü kaybetmiş durumdayız.

Yüzyıllardır bu kadar kötü duruma sadece birkaç kere düşmüştük.

Eskiden olsa, millet toplanırdı, silahına sarıldı, sağlam bir liderin arkasında dururdu ve belalar defedilirdi.

Ancak günümüzde o iş o kadar basit değil.

Günümüzde güç demek bilim demektir.

Aşık attığımız güçler uzun menzilli balistik füzelere, gerektiğinde dünyayı kasıp kavuracak makineler yapmak üzere hazır bekleyen endüstrilere ve birçok değerli teknolojileri sahip.

Aşık attığımız güçlerden birisi “Mars’ı ve asteroid kuşağını nasıl kolonize ederiz?” diye uğraşırken, bir başkası “füzyon reaktörü” denemeye çalışıyor, bir başkası nanoteknolojide dünya lideri, bir başkası üç boyutlu yazıcılarda yapay organlar üretiyor, bir başkası yerin altında kurulan dev tesislerde tanrı parçacığı ve anti-maddeler alıyor.

Türk Milleti olarak yüzlerce yıl boyunca tarihe yön verdik.

Savaştık, kimi zaman can aldık, kimi zaman can verdik.

Başımız sıkışınca kılıcımıza davrandık, savaşlara giriştik.

Ancak bunlar eskide kaldı…

Tarihin en şerefli ve kudretli millet olan Türk milletinin genç evlatları!

Sabahtan akşama kadar bozkırlarda koşturan at resimleri paylaşarak, Tanrı Dağlarının yanında çadır kurma hayalleri kurarak, “Benim atalarım böyle iyiydi, şöyle harikaydı” diye atıp tutarak, tarafgir olduğunuz ataları diğerleri ile kıyaslayarak, oturduğunuz yerden “hükümet şöyle, siyaset böyle” diyerek.

Hiçbir yere varamazsınız!

Yapmanız gereken şey, hemen şu anda kendinize bir program yapmaktır.

Kendinize tavizsiz bir şekilde boş vakit ayıracaksınız.

Tasarım programları öğreneceksiniz, fizik ve kimya öğreneceksiniz, dil öğreneceksiniz.

Bilimsel gelişmeleri takip edeceksiniz ve kendinize Şu soruyu soracaksınız: “Hangi bilim dalında daha başarılı olurum?”

Yeteneklerinize bakıp en doğru kararları verin.

Hayatınız boyunca çalışsanız ve sadece bir tek bilimsel ürün ortaya çıkarsanız bile bu müthiş bir şeydir.

Her bir Türk evladı, hayatı boyu sadece bir tek bilimsel gelişme ortaya koysa, bu yüzyılda 80 milyon bilimsel ürün elde etmiş oluruz.

Nasıl etkiler oluşturacağını siz düşünün.

80 milyon insandan sadece 400 tane bilim insanı çıkabilmiş!

Bunların yaklaşık 370 tanesi yabancı ülkelerde yaşayıp yabancılara hizmet ediyor.

Türk milletinin bekası, bu sayıyı arttırmaya bağlıdır.

Gerçekleri görün, hayatınızı bir amaca bağlayın.

https://alihanbayrak.com/2020/01/20/icat-nasil-yapilir/

1 yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s